Okuma bilmeden notaları çözdü… Geleceğin Mozart’ı

Beyazıt ŞenbükOluşturulma Tarihi: Şubat 10, 2026 07:00Okuma yazmayı bilmeden nota okumayı öğrenen, absolüt (mutlak) kulağı sayesinde sesleri kusursuz tanıyan ve piyano eğitimine başladıktan birkaç ay sonra Mozart, Bach ve Haydn’ın eserlerini çalmaya başlayan 4 yaşındaki Deniz Işık Kanada- Ukrayna iş birliğiyle düzenlenen uluslararası bir yarışma olan Youth Creativity Piano Competition’da birincilik aldı. Ayrıca bu yaşında London College Of Music’in ilk aşamasını başarıyla tamamladı. Deniz’in annesi piyano çalarken notaları söylemeye başlamasıyla keşfedilen yeteneğiyle ilgili öğretmeni Buse Sürmeligöz ‘Deniz doğru işlenmesi gereken bir cevher’ dedi.Antalya Finike’de yaşayan Pelin ve Onur Işık çifti, oğulları Deniz’in sıradışı yeteneğini henüz 3 yaşındayken keşfetti. Pelin Işık piyanonun başındaydı, Deniz bir anda notaları isimleriyle ve doğru şekilde söylemeye başladı. O an şaşkına dönen annesi hemen arkadaşı olan Buse Sürmeligöz’ü aradı. Deniz piyano eğitimlerine başladığında ikinci şoku da Sürmeligöz’e yaşattı. Henüz birkaç ders almıştı ki öğretmeninin çaldığı İzmir Marşı’nın solfejini kusursuz olarak yaptı. Okuma yazma öğrenmeden nota okuyabilen 4 yaşındaki Deniz, uluslarası geçerliliği olan ve 8 aşama tamamlandığında lise diplomasına denk sayılan London College Of Music’in ilk aşamasını tamamlayan en küçük öğrencilerden biri oldu. Çocukların 6 yaşından itibaren katılabildiği, Kanada- Ukrayna iş birliğiyle düzenlenen uluslararası bir yarışma olan Youth Creativity Piano Competition’da da birincilik aldı. Piyano eğitimine başlayalı 1 yıl olmadan, Mozart, Bach, Haydn gibi müzik dehalarının eserlerini çalabilen ve 3 konserde sahneye çıkan Deniz, 7 Şubat’ta da Antalya’da düzenlenen Barkarol Fest’te en küçük sanatçı olarak sahnedeydi. BEN ÇALDIM O NOTALARI SÖYLEDİPelin Işık oğlu Deniz’in yeteneğini nasıl fark ettiklerini şöyle anlattı: Ailemin yönlendirmesiyle küçük yaşta piyano ve bale eğitimi aldım. 20 yaşıma kadar aktif bale yaptım. Sonrasında iş hayatına atıldım. 2 yıl önce kurumsal iş yaşamını bırakıp İstanbul’dan Finike’ye taşındık. Burada İtalyanca çeviri yapıp bale eğitimi verdiğimiz, bahçeyle uğraştığımız bir hayat kurduk ve çocuğumuzla daha yakından ilgilenme fırsatı bulduk. 3 yaşındayken bir gün kahvaltı yapıyordu ve ben de piyano çalıyordum. Ağzında yumurtayla notaları isimleriyle ve doğru şekilde söylemeye başladı. Henüz okuma yazma bile bilmiyorken notaları biliyor olmasına çok şaşırdık. Nereden nasıl öğrendiğini de bilmiyoruz. Sıradışı bir durum olduğunu anlayarak Buse hocayı aradık. O da hemen Deniz’le çalışmaya başladı. Harfleri bilmiyor ama ‘Fa’ ve ‘Re’ notalarını birleştirerek ‘Anne fare yazıyor’ diyor. BABAMIN VASİYETİYDİ Sanatçı bir aileden geliyorum. Annem Gülden Öncüoğlu heykeltıraş. Babam Hüsnü Öncüoğlu Marmara Güzel Sanatlar mezunu bir reklamcıydı. Büyük firmaların akıllarda kalan pek çok reklamının yanı sıra hastanelerdeki ‘Sus’ işareti yapan hemşire görselinin de fikir babasıydı. Onu Deniz 6 aylıkken kaybettik, vasiyeti torununun bir müzik aleti çalmasıydı. Deniz de küçük yaşta yeteneğini göstermesiyle bizi yönlendirdi. Şimdi çok hızlı öğrenerek ilerlediği bir dönemde. Haftanın 6 günü evde çalışıyor. Biz bu konuda onu hiç sıkıştırmıyoruz çünkü sıkılmasını istemiyoruz. Kendi okulundaki etkinliklerin ardından 7 Şubat’ta Antalya’da düzenlenen Barakarol Festivali’nde sahneye çıktı.